Savoy Oteli, Eyub, Sonsuz Kaçış, İsyan ve Radetzky Marşı gibi romanlarıyla dünya çapında adından söz ettiren çağdaş yazar Joseph Roth, Bir Katilin İtirafları adlı bu eseriyle de günlük hayattan seçtiği bir konuyla adını öne çıkarıyor. 1930’lu yılların Paris’inde, Quatre Vents Caddesinde, Rus mültecilerin bir araya geldikleri Tari-Bari adlı bir Rus restoranının müdavimleri arasında adıyla öne çıkan “katil” lakaplı bir adam, Semyon Semyonoviç Golubçik, oturduğu masasında yaşadığı bir öldürme olayını anlatmaya başlar: Tari-Bari müdavimleri bütün bir gece boyunca onun anlattıklarına tanıklık ederler. Müdavimlerden biri: “Önümüzde koca bir şnaps karafası duruyordu. Tahminime göre en az yarısını içmek zorundaydık. Ve ben sorumu sordum: “Biraz önce sizden neden böyle tuhaf bir şekilde söz ettiler Herr Golubçik?” “Bu benim lakabım” dedi, “aslında pek de lakap sayılmaz. Yıllar önce bir adam öldürdüm ben, o zamanlar bir kadını da öldürdüğümü sanıyordum .........” .
Savoy Oteli, Eyub, Sonsuz Kaçış, İsyan ve Radetzky Marşı gibi romanlarıyla dünya çapında adından söz ettiren çağdaş yazar Joseph Roth, Bir Katilin İtirafları adlı bu eseriyle de günlük hayattan seçtiği bir konuyla adını öne çıkarıyor. 1930’lu yılların Paris’inde, Quatre Vents Caddesinde, Rus mültecilerin bir araya geldikleri Tari-Bari adlı bir Rus restoranının müdavimleri arasında adıyla öne çıkan “katil” lakaplı bir adam, Semyon Semyonoviç Golubçik, oturduğu masasında yaşadığı bir öldürme olayını anlatmaya başlar: Tari-Bari müdavimleri bütün bir gece boyunca onun anlattıklarına tanıklık ederler. Müdavimlerden biri: “Önümüzde koca bir şnaps karafası duruyordu. Tahminime göre en az yarısını içmek zorundaydık. Ve ben sorumu sordum: “Biraz önce sizden neden böyle tuhaf bir şekilde söz ettiler Herr Golubçik?” “Bu benim lakabım” dedi, “aslında pek de lakap sayılmaz. Yıllar önce bir adam öldürdüm ben, o zamanlar bir kadını da öldürdüğümü sanıyordum .........” .