Sana geliyorum işte,
En uzaktaki, en yakınınken.
Boşluğa bıraktığım geçmişi,
Ne tutmak, ne tekrar büyütmek istiyorum içimde...
Sana gelirken, dopdolu, upuzun bir özlemle gelmek,
Gelip de konmak istiyorum,
Tüy kadar hafif, baş yastığın kadar yumuşak kalbine...
Elimde bir çiçek olsa iyi mi olurdu sence?
Elimde bir gül, bir papatya ne iyi olurdu.
Değil mi?
Sana sunabileceğim narin,
Zarif bir armağanım olsaydı.
Yavaşca uzatabilseydim sana,
Sen kadar güzel olamaz hiçbir şey de,
İşte ne bileyim,
Az da olsa kızarırdı elma yanakların...
Sana geliyorum işte,
En uzaktaki, en yakınınken.
Boşluğa bıraktığım geçmişi,
Ne tutmak, ne tekrar büyütmek istiyorum içimde...
Sana gelirken, dopdolu, upuzun bir özlemle gelmek,
Gelip de konmak istiyorum,
Tüy kadar hafif, baş yastığın kadar yumuşak kalbine...
Elimde bir çiçek olsa iyi mi olurdu sence?
Elimde bir gül, bir papatya ne iyi olurdu.
Değil mi?
Sana sunabileceğim narin,
Zarif bir armağanım olsaydı.
Yavaşca uzatabilseydim sana,
Sen kadar güzel olamaz hiçbir şey de,
İşte ne bileyim,
Az da olsa kızarırdı elma yanakların...